Kayıtlar

fantastik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ağaç.

 Buraya geldiğim ilk günden beri beni sürekli hapsetmeye çalıştılar. Bu canavarın içerisine girdiğim günden beri sürekli aklımla oyunlar oynamaya çalışıyor. Henüz beni sindiremediğinin farkında. Girdiğimden beri gerçek dünyada belki de birkaç saniye geçti fakat canavarın evrenler eden karnında benim için binyıllar geçti. Onun içindeki evrenlerin yaratılıp yok olmasına şahit oldum. Bana gerçek dünyada neler yaptığını gösterdi ve beni korkutmaya çalıştı. Maeve'de başarılı olmuştu bu yaptıkları, o yüzden buraya çekildim çünkü. Onu bulmak için geldiğim bu uzun yolculukta canavar beni de yakaladı. Şimdi onun irademi kırarak beni de Maeve gibi sindirmesine engel olmaya çalışıyorum. Beni sürekli birilerine hapsettiriyor. Özgür olmadığımı ve ona itaat etmem gerektiğini bana defalarca anlatmaya çalışıyor. Bilmiyor ki bunu zaten hayatım boyunca yaşadım. Onun asla erişemeyeceği dış evrendeki en güçlü iki ailenin çocuğuydum ve ikisi de beni kendilerine çekmeye ve kendi kalıplarında şekillendir...

Vessel.

  Uyandım. Bir anlığına da olsa nerede olduğumu anlayamayacak kadar uykuluydum ama uyanmıştım işte. Yanımda duran kovaya doğru uzandım ve içindeki suyu çarptım yüzüme, o beni birazcık da olsa uyandırmıştı. Ağzım, sanki dışkı yemişim gibi kokuyor ve hissettiriyordu. Burun deliklerimden soldaki kapanmıştı, nefes alırken zorlanıyordum. Ayağa kalktım ve bu yıkık dökük evin banyosunda kalan son şey olan kırık aynadan kendime baktım. Artık grileşmiş, kirli ve uzun saçlarım, gür ve gri sakallarımla birlikle yüzümün neredeyse her tarafını kaplıyordu. Göz altlarım, tıpkı bir rakununki gibi simsiyahlardı, yüzümün her yanından yorgunluk akıyordu. Koyu kahverengi deri ceketim, yılların izlerini üzerinde taşıyordu. Ceketimin altındaki tişörtüm o kadar kirliydi ki, bir zamanlar beyaz olduğunu bilmesem yalnızca görerek onun beyaz olduğumu anlayamazdım.   Beni buraya kimin koyduğunu hatırlamam uzun sürmemişti. Bunu size anlatabilmek için öncelikle kendimi biraz tanıtmam gerekiyor. Bu düşündü...

Kaptanın Seyir Defteri: 21 Haziran 2023, Perşembe

Satırlarıma nasıl başlayacağımı bilmiyorum zira gördüğüm, daha doğrusu gördüğümüz şeyler kesinlikle bu yolculuğa başlarken hayal dahi etmediğim şeylerdi. Yolculuğumuzda kazayla karşılaştığımız bu yeni ve değişik ada medeniyeti, bizi kendi medeniyetimiz hakkında bir sorgulama sürecine soktu. Elbette bu medeniyeti anlamamız için, çoktan arkamızda bıraktığımız bir medeniyet hakkında ne biliyorsak kullanmamız gerekti. Bu konuda, o eski medeniyetten kalan diyarlardan gelme bir kişinin mürettebatımda olması, belki de bu durumda elimizdeki en büyük şanstı. Bahsi geçen ada, Pasifik Okyanusu’nda, Hawaii’nin de uzağında olan ve oradaki insanların ıssız sandığı bir yerdi. Ada, Oahu adasına yakın bir büyüklükte, görünürde gerçekten de hiçbir şeyin olmadığı bir tropikal orman içeriyordu. Honolulu’dan yola çıktığımızda bu adaya rastlayabileceğimize dair bize bilgi verilmişti, fakat bu adaya varmamız kesinlikle kendi isteğimizle olmadı.    19 Haziran gününün başlarında, saat sabahın bir buç...